Tipografi Ustası Berk Kızılay Sorularımı Yanıtladı…
Röportaj, Tipografi 08/08/08
Evet yeni bir röportajla karşınızdayım. İnternett’te bir çok arkadaşın çalışmalrını çok iyi tanıdığı, alanında usta bir isime Tipografi ustası Berk Kızılay’a merak ettiğinizi düşündüğüm sorularımı sordum. Bu güzel röportajı buyrun afiyetle okuyun:)
…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………
İnternet dünyasında bir çok arkadaş sizin çalışmalarınızı ilgiyle takip ediyor. Fakat açıkcası Berk Kızılay hakkında çok fazla bilgi sahibi değiller. Kısaca Berk Kızılay kimdir?
İnsanın kendisini anlatması bana hep zor gelmiştir. 1972 yılında İzmir’de doğdum. Ailemin tek çocuğu olarak hayata başladım. Sakin, huzurlu ve güzel bir çocukluk geçirdim. Hani artık göremediğimiz, mahelle aralarında sürekli top oynayan, komşunun erik ağaçlarına dadanan, bilye, gazoz kapağı ve tüftüf savaşları yapan. Yani 70 ve 80′li yılların tipik şehir çocuğuydum. Daha sonraları yaş ilerledikçe, baltaya sap olma dönemlerinde, pek başarılı bir öğrenci olamadım. 3 büyüklerden sürekli sınıfta kalıyor, resim ve müzik derslerinde başarı gösteriyordum. Bunu ilk fark eden Edebiyat hocamın yönlendirmesi ile görsel sanatlardaki uzun yolculuğum başlamış oldu. Akademik eğitimimi 9 Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ana Sanat dalında tamamladım. Staj sonrası girdiğim ajans sektöründe okul sonrası çalışmaya devam ettim. Hali hazırda İzmir’de Mandal Ajans’ta tasarımcı olarak çalışmaya devam ediyorum.
Boş zamanlarımda ilgi duyduğum konularda eğitseller okuyarak geçirmekteyim. İş sonrası 3-4 saatimi mutlaka tasarıma ayırırım. Eksik olduğum konuları Saptar kendimi o alanda geliştirmeye çalışırım.

Berk Kızılay’ın grafik tasarımla tanışması nasıl oldu? Yani çocukluktan beri bir çizim merakı mı? Ya da bir eş-dostun sizi keşfetmesi ile mi? Nasıl oldu?
Açıkçası biraz aileden gelen bir yetenek olsa gerek. Babam amatör olarak gençlik yıllarında resim ile uğraşmış. 2-3 kişisel sergi açmış. Dayım ise tam bir yetenek abidesi. Gördüğü her şeyi çizebilen ve bilmediği müzik aletini bile çalabilen biriydi. Böyle insanların olduğu bir ortamda büyümek, olası bir yetenek bulaşmasına sebep verdi diye düşünüyorum. Tüm bunlar etken olmuştu. Ama gerçek manada benim grafik sanatlara ilgi duymamı sağlayan 2 önemli sebep var. Çizgi roman ve 1987 yılında ilk sayısını alıp, Grafik tasarımcı kelimesini telafuz etmeye başladığım BLUEJEAN dergisi. Çizgi romanla başlayıp daha sonra aceleci olduğum için grafik tasarıma yönelmem orta okul sonlarına denk gelmekte. Bluejean dergisinin logosunu onlarca kez çizip bu işe girmeye karar verdim diye hatırlıyorum. Bununla birlikte sayısal derslerdeki tembelliğim de beni bu mesleğe yönlendirmiş olabilir.
Özellikle çok merak edilen bir konu çalışmala rınızı yapmaya başlarken nasıl bir yol izliyorsunuz? Yani önce eskiz olarak çalışıp mı? Ya da direk bilgisayar başında mı? …
 Açıkçası bunu sizlere formülüze etmem biraz zor. Tüm görsel sanatlarda olduğu gibi, Grafik tasarımda bir disiplin ve konsantrasyon işi. His ve duygu işi. Yaratma içgüdüsü bir süre sonra, refleks haline geliyor. Etkilendiğiniz bir film, müzik yada olay refleks sürenizi tetikliyor ve bilgisayar başına oturmanıza sabep oluyor. Mesele eskiz yapmak yada kurgu yapmak değil aslında. O refleksi karşınızdaki insana aktarabilmek. Eğer yaptığınız çalışma sizin dışınızda birilerini tetikliyorsa, bunu İster eskiz yaparak ister direk bilgisayar başında yaparak başlayın, önemi yok… Ben çalışmalarımı önceden tasarlamam. Sadece hangi stilde ve görsel kurguda olacağına karar veririm. Tipografisini aklımda çözmeye çalışır, sonrasında bilgisayar başında ilerletirim. Aklımda kurguladağım görsel düzenlemeye uymazsa, çalışmayı zorlamaz başka bir çalışmaya geçerim. Estetik kaygımın çok yüksek olduğu çalışmalar beni en çok zorlayan çalışmalardır. Keza sizin bir sonraki Görsel çalışmanızın çıtasını yükseltecek olan bu çalışmadır.

Takip ettiğiniz çalışmalar, beğendiğiniz, ilham aldığınız sanatçılar ve
web siteleri hangileri?
Genelde tipografi ile ilgili çalışmaları izlemeye gayret ediyorum. Bu dalda çok yetenekli sanatçılar var. Çoğu ile tanışıp arkadaş oluyoruz. Son yıllarda, Polonya, Rusya, İngiltere, Canada, Belçika grafik sanatlarda çok başarılı sanatçılar yetiştiriyor. Bak dergisini severek takip etmeye çalışıyorum. Bunun dışında 2004 senesinden beri Deviantart’ta çalışmalarımı paylaşıyorum. Zülfikat Fidancı, Aslı Yeniay, Mehmet Turgut, Kerem Beyit, Oral Canbolat, Kerem Göğüs, Serdal Ateş, Mahir Demir, Turgay Mutlay, Özhan Hazırlar, Cem Gül ve bir çok sanatçı arkadaşımı severek takip ediyorum. Kendime örnek aldığım 2 usta grafik sanatçı var. Neville Brody ve David Carson. Bu iki efsane tasarımcı, günümüz masaüstü yayıncılığı kökünden değiştirmiştir.
Türkiye’ye bakarak grafik tasarım sektöründe en çok nerde eksiklik görüyorsunuz? Ve ne gibi umut verici şeyler oluyor ve ya ilerisi için neler
olması gerekir?
Klasik bir yaklaşım olacak ama maalesef kontrolsüz bir gelişme mevcut. Bakkal açar gibi irili ufaklı ajanslar açılıyor. Çoğu çekirdek bir kadro ile pastadan pay kapmaya çalışıyor. Kalifiye olmayan iş gücü ile rekabet Edemediği için, direk ucuz işçiliğe ve kalitesiz işe yöneliyor. Buda sektörün kendi kendini baltaladığı bir sistem oluyor. Ucuz iş az maaş, sosyal güvencesiz ağır çalışma koşullarını beraberinde getiriyor. Umut verici şeyler olması için umut olması gerekiyor. Umut var mı? Umut her zaman vardır. Önemli olan herkesin bu umuda sahip çıkmasıdır. Sektörün nefes alması için mesleki kuruluşların bir düzenlemeye gitmesi gerekiyor. Reklam verenin eğitilmesi de şart. Çalışan elemanların eğitimli ve yeterli tecrübeye sahip olması gerekiyor.

Son olarak grafik tasarımcı arkadaşlara ne gibi bir tavsiyede bulunursunuz?
-Tavsiyeden çok yaptıkları işe uygun olup olmadıklarına baksınlar. Mesleğimiz sevilmeden yapılmayacak bir meslek. Daha doğrusu yaptıkları işe meslek olarak bakmasınlar. Tam olarak sanat yapmasakta, üreten ve tasarlayan insanlarız.
Gelişime açık, disipline olmuş ve kararlı olsunlar. Sektörde sayımız her geçen gün artmakta. Bu sebeple iyi olmak yeterli gelmiyor. İyinin iyisi olabilmek için sürekli çalışmalarını tavsiye ediyorum. Yaşamlarının belli bir dönemini maalesef kendilerini geliştirmeye ayırmaları gerekiyor.
Zaman ayırıp sorularımı cevapladığınız için çok teşekkürler…
-Ben teşekkür ediyorum. Sizlere ve tüm meslektaşlarıma iyi çalışmalar diliyorum.
Berk Kzılay’ın çalışmalarına i http://palax.deviantart.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.







Aralık 21st, 2008, 12:13
tesekkurler .. boyle bır ustayı tanımak mutluluk werıcı.. : )
Ocak 17th, 2009, 21:26
Abim hakkında okumak çok güzeldir.Teşekkür ederim.
Abi her zaman ki, gibi süper şeyler yapıyorsun.
Nisan 14th, 2009, 17:43
Tipografi konusunda bir ustayla ropörtaj yapılacaktı ve Berk Kızılay bu konuda gerçekten doğru adres olmuş. Özellikle tipografik tasarımları ile izleyeni uzun süre etkisi altına alarak, ilham verici çalışmalara imza atan değerli dostumu burada görmek beni hem çok mutlu etti, hemde gururlandırdı. Onun eserlerine bakıpda heyecanlanmamak, yeni işler üretmemiz adına ilham almamak imkansız.
Seni saygıyla selamlıyorum Berk Kızılay.
Nisan 17th, 2009, 10:20
Berk Kızılay gibi bir üstadın hayatını ve tasarımla yakınlığının geldiği noktayı, çalışmalarının hayata geçiş sürecindeki detayları bilmek heyecan verici. Tasarımlarını izlemek gibi… Zülfikar ustanın da dediği gibi eğer konu tipografi ve tasarım ise Berk Kızılay doğru adres. O’nun çalışmalarını deviantart’tan takip ediyorum. Ancak hayatını yakından tanımak beni çok mutlu etti. Taze işlerini heyecanla bekliyorum.
Saygı ve Sevgilerimle Berk Üstad!
Ağustos 16th, 2009, 17:49
berk kızılay büyük ustad..
Ağustos 31st, 2009, 12:03
Ustam mühtişsin tek kelime ile.Tebrikler.