erdalkınacıDaha önceleri  Erdal Kınacı’nın güzel fotoğraflarından birine yer vermiştik. Deviantart Türkiye grubunda rastladığım bu güzel röportajı da sizlerle paylaşıyorum… Erdal Kınacıyla fotoğraf üzerine güzel bir söyleşi…

Fotoğrafları bilinmesi gerekenleri o kadar iyi anlatıyor ki, karelerine ne açıklama getiriyor ne de isim veriyor. İşte şimdi “fotoğraf” aradan çekiliyor ve Erdal Kınacı’yı sadece Erdal Kınacı anlatıyor..

1966′da Malatya’da doğan Erdal Kınacı, 1990 yılından bu yana Anamur’da yaşıyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra halen sağlık sektöründe yönetici olarak görev yapıyor

“Fotoğraf” sizin için ne ifade ediyor? Hayatınızda nelerden önce yer alıyor?

Fotoğraf bir gaye bir amaç benim için, hani çok bilinen bir çıkarım vardır; “yemek için mi yaşarsın, yaşamak için mi yersin” şeklinde. Bu soruyu fotoğrafa indirgeyecek olursak sanırım kendimi “fotoğraf için yaşayanlar” sınıfına dâhil etmem gerekir.

Hayatımda (elbette ailemi ayrı tutarak söylüyorum) fotoğraf her şeyden önce gelmekte, rahatlıkla mesleğimi bırakabilirim örneğin, yaşadığım yeri sırf fotoğraf için değiştirebilirim, aç-susuz  dağ-tepe dolaşmayı zaten yapıyoruz.

erdalkınacı6
erdalkınacı4

“Fotoğraf” ile olan ilişkiniz nasıl başladı?

Üniversite yıllarında fotoğrafa fotoğraf gibi bakmaya başladım. İFSAK’ta temel fotoğrafçılık derslerini aldıktan sonra doğru bildiğim yanlışları gördüm. Sonrasında Cerrahpaşa Fotoğrafçılık Kulübünü kurduk; bu süreç bakışımı tümden değiştirdi.

Ancak fotoğraf öyle bir şey ki, bakış denilen şey, her zaman değişmek-gelişmek zorunda. Üç gün önce sakallı dede fotoğrafına “wow” derken üç gün sonra sıradan geliyor “değiştirin kardeşim bu kafayı” diye söylenmeye başlıyorsunuz.

Fotoğraf veya genel olarak sanat konusunda herhangi bir eğitim aldınız mı?

İFSAK temel fotoğrafçılık dersleri dışında herhangi bir eğitim almadım fakat fotoğrafa dair çok şey bildiğimi varsayıyorum. Çeşitli klup ve derneklerde kompozisyon dersleri verdim. Halen Mersin fotoğraf derneği (MFD) üyesiyim.

İlk olarak ne zaman başkaları için fotoğraf çektiniz? İlk kez nasıl maddi kazanç elde ettiniz veya karşılığında birşey almak üzere bir iş siparişi aldınız?

10 yıl kadar oldu sanırım, bir reklam firmasından arayıp, basacakları yeni yıl takviminde bana ait manzara fotoğraflarını kullanmak istediklerini söylediler. O kadar sevindim ki, az daha bedava verecektim fotoğrafları.
Şimdilerde üç dergi için fotoğraf ve yazı hazırlıyorum ancak hala fotoğraftan bir şey kazandığım söylenemez.

Sipariş üzerine fotoğraf çekmiyorum. Yani “bizim bir toplantımız ne bileyim düğünümüz var siz çekin” şeklindeki işleri kabul etmiyorum ama biri kalkip “Halep ve Şam’da ki tarihi eserleri görüntüler misin” derse cümlesini bitirmeden yola çıkmış oluyorum.
erdalkınacı1
erdalkınacı2
erdalkınacı3

En azından bu sitede size hayran olan pek çok insan var. Peki siz hangi fotoğrafçılara hayransınız?

Önce bana hayran olanların listesini alayım sonra cevaplarım.

Fotoğrafçının bir başka fotoğrafçıya hayranlığı söz konusu olamaz. Olsa olsa bunun adı ya kıskançlık olur ya haset. Ha bazen erişemeyeceğini anladığında yüceltip tanrılaştırır ki bu daha sakat bir durumdur.

Ben bu işi severek yapıyorum, iyi kare için canımı dişime takıyorum. Hal böyleyken benden daha iyi fotoğrafları olan adama ne diye hayran olacağım, kıskançlıktan çatlıyorum…

İlk fikir kıvılcımından son kareye kadar, bir fotoğrafı yaratırken hangi adımları izliyorsunuz?

Bu soru daha çok kurgu çalışanlar için uygun diye düşünüyorum, proje kapsamında çektiğim fotoğrafları bir tarafa bırakacak olursak fotoğrafa müdahalem çok azdır.

Elimde makine dolaşır gördüğümü gördüğüm şekilde çekmeye çalışırım o kadar, belgeselci veya sokak fotoğrafçısı tanımlarına daha yakın olduğumu düşünüyorum.

Fotoğraf çekerken kullandığınız araç ve gereçler neler?

Eskiden kocaman bir sırt çantası ile dolaşırken şimdilerde yanıma sadece iki fotoğraf makinesi ve iki lens alıyorum. Bu makinelerden birinde geniş açı diğerinde tele-zoom takılı. Çektiğim her ne varsa bu iki alet ile çekiyorum yetiyor…

Nelerden ilham alıyorsunuz? Sizi hangi konular veya olaylar etkiliyor?

İnsana dair ne varsa fotoğrafik olarak ilgi alanımda. Daha çok bir konu çerçevesinde fotoğraf çekmeye gayret ediyorum.

Engelsiz yaşam derneği yararına engellileri görüntüledim. Yol üstü kerhaneleri, kamyoncu durakları veya daha az bilenen adı ile gir-geç pansiyonları görüntüleyip bitirdim.

Şimdilerde engelli nü ve askerlik üzerine fotoğraf çekmeye gayret ediyorum.

Geçmişte sizi fotoğraf konusunda geriye düşüren, yapmamış olmayı istediğiniz bir hatanız oldu mu?

Fotoğraf paylaşım siteleri ortaya çıkıncaya kadar 7-8 yıl hemen hemen hiç kimseyle fotoğraf paylaşmadım. Ne dernekte ne başka yerde çektiğim fotoğrafları göstermedim. Dolayısı ile bir gerileme , bir tekrara düşme dönemi yaşadım. Bunu hata olarak görüyorum.

Ayrıca dijital makineler çıkmadan dia-pozitif çalışırdım. Diaları uygun ortamda saklayamadığımdan neredeyse dörtte üçü kullanılamayacak hale geldi. Bu da yaptığım diğer büyük hata…

Dünyada ve/veya Türkiye’de “Fotoğraf”ı nereden takip ediyorsunuz?

Ulaşabildiğim her kaynağı neredeyse sömürüyorum J

Abonesi olduğum fotoğraf ve coğrafya-gezi dergileri var. Bunlar dışında sağ olsun fotoğrafçı arkadaşlar portfolyolarını gönderiyorlar, web siteleri ise başlı başına bir kaynak.

Yeni başlayan herhangi biri için internette arayip ta bulamayacağı bir şey yok diye düşünüyorum.

Bugüne kadar içinde yer aldığınız başlıca projeleri öğrenebilir miyiz?

Üç dergiye yazı ve fotoğraf olarak katkıda bulunuyorum. Engelsiz yaşam derneği yararına yaptığımız foto-roportaj ile gir-geç pansiyonlar projesini kitaplaştırmaya çalışıyorum.

Bunun dışında 7 kişisel sergim oldu, sayısını bilmediğim ortak sergilere dâhil oldum. 40 tan fazla ulusal 20 kadar uluslararası yarışmada derecelerim oldu. Vakıflar yararına Akdeniz bölgesi kültür varlıklarını görüntüledim, 20 kadar fotoğrafım çeşitli kitaplara kapak oldu.

Biraz da bugünlerde neler yaptığınızdan ve yapmayı planladıklarınızdan bahseder misiniz?

Fotoğraf amaçlı olarak gittiğim Kars’tan yeni döndüm. Donan Çıldır gölü üzerinde atlı kızaklar ve buz delinerek avlanan balık “fotoğrafça” çok lezzetliydi… Ayrıca yurtdışı gezi organizatörlüğü yapan bir firma ile anlaştım. Fotoğraf eğitmeni-rehber olarak turlar düzenleyeceğiz.

Herkesin tanıdığı ünlü bir savaş fotoğrafçısının da kurucu üye olduğu fotoiz isimli internet sitesi ile uğraşıyoruz. Fotoiz fotoğraf paylaşımına yeni bir açılım getirecek. Aksilik yaşanmadığı taktirde yakında yayına başlayacaktır.

Fotoğraf dışında ilgilendiğiniz başka sanatsal alanlar var mı?

Yakın zamana kadar resim yapardım ama artık hiç vaktim olmuyor dersem yeridir.

Son olarak; size göre sanat kimin için? Sanatçının görevi ne olmalı veya bir görevi olmalı mı?

Fotoğrafın sanat olup olmadığı tartışılıyor bildiğiniz gibi.

Hemen her sanat dalında sanatçı olmayan bir şeyi yaratır veya var olanı başkalaştırır.
Heykel örneğin; Adam alır taşı önüne oyar, yontar ortaya eserini çıkarır, veya resim ya da müzik hepsinde sanatçının esere kattığı bir şeyler vardır.

Oysa fotoğraf var olanın bir nevi fotokopisidir. Bir elektronik cihaz kullanarak var olanı başkalarına gösterebilecek şekilde kaydederiz. Fotoğrafı çekenin olaya herhangi müdahalesi bulunmamaktadır. Sadece kullandığı cihazı doğru kullanması yeterlidir. Hal böyle olunca bir yaratma süreci olmaması ve fotoğrafı çeken kişinin müdahalesiz kalması fotoğrafı sanat olmaktan çıkarır dolayısı ile fotoğrafçı da sanatçı olmaz.

Bu doğruluğuna inandığım bir görüş iken tam burada Photoshop gibi programlar ve fotoğrafa yapılan müdahaleler devreye girer. Fotoğraf çeken kişi çekim öncesi kurgu veya çekim sonrası fotoğraf işleyen programlar vasıtası ile çektiği görüntüyü başkalaştırıyor, kendinden bir şeyler katıyorsa sanatın olmazsa olmazı yaratma süreci başlamış olacağından son ürün olan işlenmiş fotoğrafa sanat ürünü, yapan kişiye de sanatçı denebilir.

Elbette belgesel fotoğraf ve haber fotoğrafını bu kavramların dışında tutmak gerekir. Bu ikisi belgedir ve muhakkak değiştirilmemeleri gerekir.

Günümüz teknolojileri fotoğrafa müdahaleyi neredeyse sınırsız kılmaktadır. Bu durum fotoğrafın belge vasfını ortadan kaldırırken fotoğrafın sanat olmasının önünü açmaktadır.

Fotoğrafın sanat olup olmadığı kesinleştiğinde bu sanatı ne için yapacağımızı, yani sorunuzun cevabını tekrar konuşuruz.

Erdal Kınacı’nın 2006 yılında National Geographic’in düzenlediği Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nın
“İnsan” kategorisinde birinciliği elde eden isimsiz karesi.

İlgili Bağlantılar

deviantART sayfası: erdalkinaci.deviantart.com
Resmi Web Sitesi: www.erdalkinaci.com ya da ..erdalkinaciportfolio.html

Yazar Hakkında:

Şehriderya'e 306 yazıyla katkıda bulunan Hakan Nural.

1990 İstanbul doğumluyum. Freelance grafik-tasarım işleri yapmaktayım. hakannural@gmail'den bana ulaşabilirsiniz.