esinlenmeHeralde en uzun yazı yazmadığım dönem oldu. Pc’nin bozulması ile de iyice uzayan bu süreyi Emrah Kara’nın çevirdiği çok beğeniceğiniz bir yazı ile bitirelim artık!

Esinlenme bir tasarımcının yaşam kaynağıdır. Peki bu esinlenme neden çoğumuz için sadece internet, artistik galeriler ya da” tasarım tasarım” diye bağıran portfolyo sitelerini ziyaret etmekten öteye gidemiyor?! Neden kendimizi sadece internet dünyasına hapsediyoruz? Aslında cevabı basit. Sanal ortamda edindiğimiz kolay bilgiler ve görsel bulma olanağı hepimiz için en hızlı ve en pratik çözüm yolu gibi görünüyor. Ve daha kötüsü internet üzerinden yapılan araştırmanın oldukça yüzeysel olduğunu ve kısmen boşa zaman harcadığımızı göremiyoruz. Tüm bu sanal araştırmacılık yöntemine “çevrimiçi (online) esinlenme” diyebiliriz. Peki ya (offline) çevrimdışı esinlenme için neler yapabiliriz?

1) Bilgisayardan uzaklaşın.

Hepimizin ilk yaptığı şey internetten medet ummak oluyor. Bu olmamalı. İyi bir tasarım için en iyi yol yaşam formlarını araştırmak ve onlardan ilham almaktır. İnternet elbette kötü değildir ama esinlenme anlamında tüm beklentileri karşılaması da imkansızdır.

2) Alternatif kaynaklardan yararlanın.

İnternet sayesinde farkında olmadan kısır bir döngü içerisine giriyoruz. Onlarca galeri, yüzlerce kişisel portfolyo sitesi derken aslında tüm zamanımızı hatırda kalıcı olmayan ve ilham verdiğini zannettiğimiz siteleri gezerek ya da oradaki görselleri bilgisayarımıza indirerek boşa harcıyoruz. Peki hiç müzeye gitmeyi denedik mi? Ya da ne kadar gittik? Kaçımızın müze kartı var? Malesef çok azımız bu sorulara olumlu cevap verebilir. Daha iyi hissetmek, daha iyi düşünmek ve daha iyi bir iş çıkarmak için sık aralıklarla müzelere gidebilir, değişik kültürleri ve onların sanatlarını inceleyebilir ya da eserlerini skeçleyebiliriz. İnternetten çok daha fazla getirileri olacağına eminim.

3)Bir hobi edinin.

Kendinize eğleneceğinizi düşündüğünüz bir uğraş bulun. Bu; gitar çalmak, dalmak ya da tırmanmak olabilir. Ama her ne olursa olsun eğlenmeyi amaç edinin. Sonrasında birşeyler üretmenin çok daha zevkli ve kolay olacağını göreceksiniz. Kendinize ayırdığınız her an tasarımcı kimliğinize de katkı yapacaktır. Tutkunu olduğunuz şeyleri tasarımlarınıza yansıtmanız sizi daima farklı kılacaktır. Sonuçta ne kadar görü;p işitiyorsak o kadar yaratıcıyız…

4) Kitap, müzik, fotoğraf…

Hepimiz yukarıda saydığım üç başlıktan biri ile mutlaka ilgileniyoruz. Bunların içinde ise bana göre en çok katkısı olan şey kitap okumaktır. Müzik dinlerken hissedersiniz, mutlu olursunuz veya ritim tutarsınız. Fotoğraf çekerken de iyi bir ışık ya da kadraj için fırsat kollarsınız. Fakat kitap okumak bize diğerlerinden çok daha fazla katkı sağlar. Kitapta görsel yoktur, yazı vardır. Yani sınırsız hayal etme olanağı vardır. Yazarın betimlediği olayları, kişileri ya da mekanları belleğimizde canlandırmak bir tasarımcı için faydalı şeylerden biridir.

5) Merak edin!

Soru sormaktan çekinmeyin. Öğrenmek istediniz herşeyi sorun. Bunu yaparken interneti de kullanabilirsiniz. Zira bu anlamda internet oldukça değerli bir hazine haline geliyor. Her tür bilgiye ulaşın ve mümkünse sesli okuyun. Akılda kalıcı olacaktır.

6) Bir not defteri alın.

Düşüncelerinizi kağıda dökün. Günlük kısa notlar tutun. Unutmayın! Doğada herşeyin bir şekli ve bir rengi vardır. Ve bu formlar bazen karşımıza hiç alışık olmadığımız halleriyle ortaya çıkıverirler. Bunlarla ilgili karalamalar yapın. Esinlenme konusunda bunun faydasını göreceksiniz.

6 başlık altında topladığım bu çevrimdışı esinlenme yöntemleri sayesinde kendi tasarımcı kimliğimizi daha bilinçli bir şekilde ortaya çıkartabileceğimizi düşünüyorum. Sıradanlaşma ve üretkenlik konusunda problemler yaşıyorsak ki yaşıyoruz, bu kesinlikle oturduğumuz yerden yaratıcı olmaya çalıştığımız içindir. Faydalı ya da faydasız, ingilizce kaynaklardan çevirdiğim bu yazının küçükte olsa size katkısının olmasını ümid ediyorum. Yazının orjinaline daha ayrıntılı haline  şu adresten ulaşabilirsiniz.

Herkese sevgiler.

Emrah KARA

Benzer Yazılar

Yazar Hakkında:

Şehriderya'e 318 yazıyla katkıda bulunan Hakan Nural.

1990 İstanbul doğumluyum. Freelance grafik-tasarım işleri yapmaktayım. hakannural@gmail'den bana ulaşabilirsiniz.